Popülerliği gittikçe artan ve radyo programlarının yerini almaya başlayan podcastler, son dönemlerde markalar için de önemli içerik araçlarından biri olarak anılıyor. Daha verimli ve yaratıcı vakit geçirmenin ve aynı anda birçok şey yapabilmenin cazibesiyle daha çok kullanıcı ses temelli platformlara yönelir oldu. Podcastlerin ağırlıklı olarak yayınlandığı Spotify ve iTunes, sesli kitapların öncü platformu Storytel ve son zamanların popüler sesli tartışma uygulaması Clubhouse da bu akımın güçlendiğini destekler nitelikte. Markalar da bu akımdan geri kalmadı ve podcastleri pazarlama stratejilerinde önemli bir araç olarak kullanmaya başladılar.

Podcastleri pazarlama aracı olarak kullanmanın en büyük artısı ise markaların hedef kitleleriyle daha sağlam ve derin bir ilişki kurmasına yardımcı olması. Güven ve samimiyet üzerine kurulu bu ilişki, markaların kullanıcılarla doğrudan ve sürekli bir diyalog halinde olmasını sağlıyor ve şirket kültürlerini daha fazla kişiye ulaştırmalarına yardımcı oluyor.

Podcastler Neden Bu Kadar Popüler Oldu?

Podcastlerin bu kadar popüler oluşunun öncelikli nedenlerinden biri kolay ulaşılabilir olması. Spotify gibi neredeyse herkesin kullanabileceği bir platformda çok fazla kategoride podcaste ulaşmak mümkün. Ayrıca, toplu taşımada geçirilen zamanlar, günlük işlerin karmaşası derken birçok insan video ya da yazılı iletişimden sesli iletişime kayar oldu. Bu sayede ses temelli platformlar video araçlarının gölgesinden çıkmaya ve popülerlik kazanmaya başladı.

Podcastlerin popülerliğine katkı sağlayan bir başka nokta ise podcast yayıncılarının hedef kitlelerini iyi tanımış olması ve kaliteli içerik üretmesi. Çok spesifik konularda, çok kaliteli podcastler bulmak mümkün. Pandemiyle birlikte evde çok daha fazla vakit geçiriyor olmamız da bu nedenler arasında yer alıyor. Odak noktasını tek bir yere toplamayı gerektiren yazılı ya da görsel araçlardan ziyade podcast, müzik dinler gibi başka işlere odaklanmışken dinlenebiliyor, günlük rutinlerin arasında eğlenmeye ya da ilgi duyulan bir alanda yepyeni şeyler öğrenmeye yardımcı olabiliyor.

Podcastlerin Kurumsal Kültür Tanıtımı Açısından Önemi

Birçok farklı amaç için kullanılabilen podcast havuzunda markalar da büyük oranda varlık göstermeye başladı. Şirketler, birçok pazarlama aracında olduğu gibi, podcastlerde de yeni ürünleri hakkında bilgi verebiliyor, şirket kültürlerini daha fazla insanla paylaşabiliyor ya da bünyelerindeki yeteneklerle birlikte kurumlarının başarı hikâyeleri, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ve kültürlerinden bahsedebiliyor, bünyesindeki profesyonellere programlarında yer vererek uzmanlıklarını paylaşmalarına aracı oluyor ve varlıklarını güçlendirebiliyor.

Podcastler yaratıcı içerik üretimi konusunda da işverenlere yeni bir alan açıyor. Öyle ki pek çok marka sadece kendi profesyonel alanlarında değil gençleri yakalayan trend içeriklerle veya direkt hedef kitleye yönelik fark yaratan konseptlerle karşımıza çıkıyor.


En Çok Dinlenen Listelerinde İşverenler de Yer Alıyor

Birçok uygulamanın en çok dinlenen podcastler listelerinde markaların projeleri de yer alıyor. Listelerde yer alan projeler şu an için daha çok kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin bir uzantısı gibi dursa da podcast yapmaya başlayan şirketlerin sayısı da hiç az değil. Birçok sponsorluğun yanı sıra markalar kendi kanallarını da oluşturarak daha fazla kişiye ulaşabilir oldu. Örneğin Odeabank, Can Yayınları ile ortak geliştirdiği “Eşit Masallar” serisiyle toplumsal eşitliğin önemini vurguladığı bir projeye imza atarken Akbank, “Bugüne Hazır Mısın?” isimli serisiyle iş hayatına dair fikirler ve kavramları tartışıyor.

Podcast dinleyicileri, genel olarak dinlemeye başladığı yayınları düzenli bir şekilde takip eden bir grup. Bu nedenle yeni ilişkiler kurmak ve mevcut ilişkileri geliştirmek için harika bir platform.

waytosay


waytosay'den etkinlikler, blog yazıları ve haberler konusunda mail almak için abone olun.
Invalid email address