Son yıllarda iş dünyası karmaşık bir yapıya evrildi. Şirketler için operasyonel verimlilik ve yenileşme kabiliyetlerini korumak, dijital dönüşüme adapte olmak, rekabet avantajını sürdürmek, değer katan çalışanı şirkete kazandırabilmek gibi konular epey zorlaştı.

Çevik Yaklaşım (Agile) bugün, kendilerini geleceğe taşımak isteyen şirketlerin tercih ettiği güçlü bir yaklaşım türü olarak öne çıkıyor.

Peki tam olarak Çeviklik nedir ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Çeviklik, bir organizasyonun yeni koşullara uyum sağlama ve yeni fırsatlar yaratmak için yönünü değiştirebilme yeteneğidir.

Agile fikirlerinin çoğu 1970 yılında ortaya çıkmıştır. Yine aynı yıl, Dr. William Royce, büyük yazılım sistemlerinin yönetimi ve geliştirilmesini tartışan bir makale yayınlayarak sıralı gelişim hakkındaki özel fikirlerini ana hatlarıyla belirtmiştir.

Royce bir projenin montaj hattındaki bir ürün gibi geliştirilebileceğini vurgulamıştır. Gelişimin her aşaması, bir sonraki aşama başlamadan önce tamamlanmalıdır fikrine dikkat çekmiştir. Tüm geliştiricilerin bir projenin tüm gereksinimlerini bir araya getirmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bir sonraki adımın ise projenin tüm mimarisini ve tasarımlarını tamamlamak olduğunu belirtmiştir. Bu adımlar tamamlandığında, projenin her aşamasını tamamlayan uzman gruplar arasında çok az temas olduğunu veya hiç olmadığını vurgulamıştır. Burada Royce’un bahsettiği şey otonom kararlar almak ve uygulamaya geçmektir.

Agile metodunun belirli prensipleri vardır

  • Müşterinin rekabet avantajı için değişen gereksinimler benimsenmelidir.
  • Sık sık çalışan yazılımlar sunmaya odaklanılmalıdır. Teslimat, mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır.
  • Geliştiriciler ve ilgili pozisyondaki çalışanlar tüm proje boyunca birlikte çalışmalıdır.
  • Projeler motive olmuş insanlarla devam etmelidir. Onlara uygun ortam ve ihtiyaç duydukları destek sağlanmalıdır. İşlerini yapmak için güvende olmalıdırlar.
  • Yüz yüze iletişim, bir takıma bilgi aktarmanın en iyi yoludur.
  • Çalışan yazılım, ilerlemenin birincil ölçümüdür.
  • Çevik süreçler sürdürülebilir kalkınmayı teşvik ederler. Sponsorlar, geliştiriciler ve kullanıcılar belirsiz ve sürekli bir tempoyu koruyabilmelidir.
  • Teknik mükemmellik ve iyi tasarıma sürekli dikkat etmek çevikliği artıracaktır.
  • Sadelik, yapılmayan işi en üst düzeye çıkarma sanatı olarak kabul edilir ve esastır.
  • Kendi kendine organize ekipler genellikle en iyi tasarımları oluşturur.

Çevik Dönüşüm nasıl gerçekleştirilmelidir?

Jurgen Appelo, dönüşüm ve benimseme arasındaki farkı şu örnekle anlatır: “İyi bir kahvenin nasıl yapılacağını öğrenmek benimseme, barista olmak ise bir dönüşümdür.”

Çevik Dönüşüm, müşteriye doğru ürünü ulaştırmak için bireylerin ve etkileşimlerin ön planda tutulduğu, müşteri ile iş birliği içinde değişime hızlıca cevap verebilecek duruma ulaşmak için çalışmaktır. Dönüşüm, Çevik Kültüre doğru evrilmek için yapılır. Kültür, bir topluluğun yaptıklarıdır. En yalın haliyle kültür bir topluluktaki bireyin yaptığıdır. Bireyin yaptıkları ise anlayışıyla – düşüncesiyle, davranışıyla – ilintilidir. Arabesk müzik seven biri klasik müzik dinleyemez. Çünkü onun anlayışında, düşüncesinde değerli olan şey arabesk müziktir ve duyguları arabesk müzikten beslenir, kişi bundan zevk almaktadır. Çevik Dönüşüm, takım, organizasyon seviyesinde kültürdeki değişimken birey seviyesinde davranış ve duygu değişikliğidir.

Çevik Dönüşümler incelendiğinde organizasyon kültürünün değişim önündeki en büyük engel olduğu görülür. Bunları birleştirdiğimizde, Çevik Dönüşüm önündeki en büyük engel bireylerin düşüncelerindeki ve duygularındaki değişimin gerçekleştirilememesi olarak görülür. Dönüşümü gerçekleştirebilmek için yapılması gerekense insanların düşünme şekillerine hitap etmek, klasik müziğin tüm güzelliklerini anlayabilmelerine ve artık ondan zevk almaya başlamalarına yardım etmektir.

Özetle, Çevik Dönüşüm, bir grup ya da organizasyon bazında değil birey bazında gerçekleştirilmelidir. Böyle olmadığı sürece kültür değiştirilemez.

Çevikliğin ve Çevik Dönüşümün merkezinde İNSAN vardır!

Daha sonra iletişim, insanlar arası etkileşim gelir.


Çeviklik gerçekte nasıl işler?

Bazı yöneticiler, çevikliği (herkesin canı ne isterse onu yaptığı) anarşiyle bağdaştırıyor. Diğerleri ise çevikliğin “dediğini yapıyorum, sadece daha hızlı” gibi bir şey olduğunu sanıyor. Fakat çeviklik bunların hiçbiri değil.

Çevikliğin de birkaç farklı çeşidi var. Bunların ortak özellikleri bulunuyor ama hepsi de biraz farklı yönleri vurguluyor. Bunlar arasında karmaşık sorunları çözmede yaratıcı ve adaptasyon sağlayabilen, ekip çalışmasını vurgulayan Scrum, işi yönetmek için kullanılan görsel sistemi ifade eden Kanban ve ekibi etkili değer akışı haritalama yoluyla müşteriye değer sağlamaya odaklayan Lean Development var.

Scrum; kompleks yazılım süreçlerinin yönetilmesi için kullanılır. Bunu yaparken bütünü parçalayan; tekrara dayalı bir yöntem izler. Düzenli geri bildirim ve planlamalarla hedefe ulaşmayı sağlar. Bu anlamda ihtiyaca yönelik ve esnek bir yapısı vardır. Müşteri ihtiyacına göre şekillendiği için müşterinin geri bildirimine göre yapılanmayı sağlar. İletişim ve takım çalışması çok önemlidir. 3 temel prensip üzerine kurulmuştur;

  • Şeffaflık;Projenin ilerleyişi, sorunlar, gelişmeler herkes tarafından görülebilir olmalıdır.
  • Denetleme; Projenin ilerleyişi düzenli olarak kontrol edilir.
  • Uyarlama; Proje, yapılabilecek değişikliklere uyum sağlayabilmelidir.

Başka bir Agile metodu ise Kanban olarak karşımıza çıkıyor. Kanban, bir süreç içinde hareket ederken işi yönetmek için kullanılan görsel bir sistemi ifade ediyor.

  • Kanban, hem süreci (iş akışını) hem de bu süreçten geçen fiili işi görselleştirir.
  • Kanban‘ın amacı, sürecinizdeki olası darboğazları belirlemek ve bunları düzeltmektir, böylece iş, optimum hızda veya verimde gerçekleşebilir.
  • Kanban,iş akışını optimize etmenize ve ekibinizin tam kapasitesini kullanmanıza yardımcı olmak için tasarlanmış bir yöntemdir.

Lean Development, ekibi etkili değer akışı haritalama yoluyla müşteriye değer sağlamaya odaklayan yinelemeli bir Çevik metodolojidir. Katı yönergeler, kurallar veya yöntemler olmadan oldukça esnek, gelişen bir metot olarak karşımıza çıkar.

Lean Development metodunun ana ilkeleri şunları içerir:

  • İsrafı Ortadan Kaldırmak
  • Öğrenmeyi Güçlendirmek
  • Olabildiğince Geç Karar Verme
  • Olabildiğince Hızlı Teslim
  • Ekibi Güçlendirmek
  • Bütünü Görmek

Peki şirket kültürüne bu kavramları adapte edebilmek için ne gibi somut adımlar atılması gerekiyor?

“Çevik Dönüşüm” ayrı bir proje olarak değerlendirilmeli ve şirketin ilgili tüm birimleri bu projeye dahil olmalıdır. Öncelikle şirketin üst yönetimi, ara yönetimdekiler ve ekipler bu dönüşüm fikrine ve sağladığı faydalara inanmalıdır.

Yöneticileri ve ekipleri değişime hazırlamadan geçiş için düğmeye basmamakta yarar vardır.  Eğer şirkette kabuklaşmış ve sert bir hiyerarşi varsa ve buna rağmen Çevik dönüşüme karar verildiyse, değişime direnç ve hiyerarşik kurallar nedeniyle hem yöneticiler hem de çalışanlar zorlanabilir.

Organizasyonların içinde farklı kültürlerden gelen farklı gelenek ve bakış açılarına sahip her bireyin dirençleri farklıdır. Duygusal bir varlık olan insanın kendi içinde bile bir günü diğerini tutmadığından, Çevik yöntemde sistem içindeki en kompleks unsur olarak İnsan’ı odağa koymalıyız.

Yöneticilerden bazıları, örneğin Proje Yöneticisi; Scrum Yöneticisi ve/veya Ürün Yöneticisi görevlerine atandığında pozisyon ve yetki azalması hissine kapılabilir. Bu yanılgılara kapılmamaları için gerekenler yapılmalıdır.

Çevik, hızlı olmak demek değildir. Elbette ki beklenen çevik yöntemlerin üretim süresini kısaltması ve süreçlere hız katmasıdır ama doğru anlaşılıp uygulanırsa. Önemli olan müşteri gereksinimlerindeki değişikliklere uyum sağlayacak şekilde esnek olabilmektir.

Çevik Takımlar ve Çevik Liderlik Yetkinlikleri

Takımları oluşturan bireyler, kendi kendini motive etme, birbirini örgütleme, müşteri ile beraber çalışma, değişime açık olma, deneyimleyerek öğrenme, sonuçlara ve değer yaratmaya odaklanma, büyük resmi görerek katkısının farkına varma ve başarının parçası olma ile organizasyonu çevikleştirirler.

Hizmetkâr lider ve otonom takımlar için Patrick Lencioni’nin Akıllı Takım Oluşturma Modeli’ni esas alarak; güvenli, adanmış, pozitif çatışan, sorumluluk alan ve sonuç odaklı Scrum takımları oluşturulması ve takım olma süreçlerinin hızlandırarak motive ve konsantre olmuş bireylerden oluşan, iş birlikteliğine açık, pozitif ve hiper üretkenliğe ulaşma sağlanmalıdır.

Takım kültürünü dönüştürerek, rolden role iletişim ve ilişki kurmaktan, insan insana ilişki kurmayı öğreterek takım kültürü, benden bize dönüştürülmelidir.

İş Çevikliğinin Şirket ve Organizasyonlarda Yarattığı En Büyük Kazanımlar

  • İş birliği ve iletişim
  • Daha iyi çalışma yöntemleri
  • Müşteri Memnuniyeti
  • Sahiplenme sorumluluğu
  • Çevik bakış açısı
  • Uyum sağlama kabiliyeti ve güçlü liderlik
  • Motivasyon
  • Çalışan Memnuniyeti

waytosay


Kaynakça:

  1. https://toptalent.co/agile-nedir-agile-metodu-nasil-uygulanir
  2. https://stratejico.com/cevik-yaklasim-ve-yonetim
  3. http://projebilgialani.pmi.org.tr/kurumlardacevikdonusum/
  4. http://www.projeegitimmerkezi.com/bdetail-d-285-cevik-kavrami-nedir-kavramin-cikis-noktasi-nedir
  5. https://hbrturkiye.com/storage/doc/acm/acm-sayi-1.pdf
  6. https://www.mckinsey.com/tr/our-insights/agile-organizations-agile-transition-and-benefits-for-companies
  7. http://www.yilmazcihan.com/cevik-donusum-nedir-nasil-yapilir/
  8. https://mertmekatronik.com/agile-nedir-agile-metodlari

waytosay'den etkinlikler, blog yazıları ve haberler konusunda mail almak için abone olun.
Invalid email address