Tüm sektörleri derinden etkileyen pandemi döneminde krizden en çok etkilenen kesimlerden biri şüphesiz kadın çalışanlar oldu. Birçok şirketin evden çalışma modelini benimsediği bu dönemde, ev idaresi ve çocuk bakımı gibi konulardan sorumlu olması beklenen kadınlar için iş-yaşam dengesini kurmak gittikçe zorlaştı.

Gözden Çıkarılan Kadın Çalışanlar

Son yıllarda birçok şirket cinsiyet eşitsizliğiyle savaşmak için programlar geliştirdi ve bu doğrultuda çalışmalar yaptı. Meyvelerini yeni yeni görmeye başladığımız bu atılımlar, kriz dönemiyle birlikte başa dönme tehlikesiyle karşı karşıya. Erkek çalışanlara göre daha düşük ücretler ve daha yoğun saatlerle çalışan kadınların, kriz döneminde gözden çıkarılması daha kolay görülüyor. TÜSİAD, TÜRKONFED ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye işbirliğiyle hazırlanan “Covid-19 Salgınının Kadın Çalışanlar Açısından Etkileri” Araştırmasında Nisan 2020’de kadınların 1,1 milyon iş kaybı yaşadığı, bu rakamın erkeklerde 1,5 milyon olduğu görüldü. Kadın çalışanların iş kaybı oranı daha düşük gibi görünse de kadın çalışanların oranının (TUIK: %28,7) erkek çalışanlara göre (TUIK: %63,1) düşük olduğu göz önünde bulundurulduğunda kadınların yüksek oranda bir iş kaybı yaşadığı ortaya çıkıyor.(1)

Bozulan Ev ve İş Dengeleri

Günümüzde birçok toplumda evin yükü çoğunlukla kadınların üzerinde. Özellikle çocukların okula gidemediği bu dönemde çocuk ve yaşlı bakımı gibi konular da kadınların üzerine yıkılmış durumda. Pandemi koşulları, artan ev işleri ve bakım sorumluluğuyla kadınların iş ve özel hayatları arasındaki dengeleri alt üst etti. Çocuk bakımı ve ev işlerinin yanı sıra iş yaşamlarını da aynı kalitede sürdürmesi beklenen kadınlar, erkek çalışanlara göre çok daha ağır bir iş yükü ve stresle karşı karşıya. Kadınların bu kriz döneminde zorlanmasının tek sebebi ev içi bakım hizmetlerini üstlenmeleri de değil. Ev içi sorumluluklarının arttığını düşünmeyen kadınlar, her daim ulaşılabilir olmazlarsa rekabetçi iş ortamlarında geride kalabileceklerini düşünerek stres oluyorlar, tükenmişlik sendromu yaşama ihtimalleri artıyor.


Kriz Döneminde Cinsiyet Eşitliği Sağlayabilmek İçin Şirketlere Neler Düşüyor?
 

Kriz döneminde daha da önem kazanan iş hayatındaki cinsiyet eşitliği için şirketlere de çok şey düşüyor. Son yıllarda birçok şirkette yükselişe geçtiği görülen cinsiyet eşitliği çalışmalarında, pandemi dönemindeki kriz koşulları da göz önünde bulundurulmalı. Akla ilk gelen çözümlerden biri ise esnek çalışma modelinin tam olarak ve kişiye özel bir şekilde benimsenmesi. İşverenler kadın çalışanlar üzerindeki artan sorumluluğu göz önünde bulundurarak çalışanlarını kendilerine en çok uyan modelleri uygulamaları konusunda teşvik etmeli. Atılabilecek diğer adımlar arasında ise çocuk bakım programları organize etmek, wellness programlarına ağırlık vermek gibi seçenekler yer alıyor.

Türkiye’de özel sektörde babalık izni yalnızca 5 gün. P&G, Vodafone ve Novartis gibi şirketler ise 8 ila 16 hafta arasında değişen babalık izinleriyle bu konuda örnek teşkil etmeye başladılar. Bu tarz adımlar, çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olmaktan çıkararak kadın çalışanların iş hayatında geri planda kalmasının önüne geçmeyi ve babanın bu süreçte sorumluluk almasını teşvik etmeyi amaçlıyor.

waytosay


Referanslar:


waytosay'den etkinlikler, blog yazıları ve haberler konusunda mail almak için abone olun.
Invalid email address