Tüm dünyayı etkileyen COVID-19 ile birlikte hayatın dinamikleri de değişti. Virüsün ortaya çıkmasıyla birlikte tüm dünyada yaşanan kaos herkesi güvenli bölgesine çekti. Evlerine kapanan milyonlarca çalışan belki de hayatlarında ilk kez uzaktan çalışma deneyimini yaşadı. Bir yanda korunmaya çalışan günlük rutinler, ev işleri ve düzeni, öte yanda eve taşınan sorumluluklar… Fakat hayatta kalma içgüdüsüyle herkes bu karmaşık düzene hızla adapte olmaya çalıştı.

Tüm bunlar yaşanırken iş dünyasının bu durumdan etkilenmesi kaçınılmazdı. Dünya ticaretinin sekteye uğradığı bu sıra dışı dönemde kurumlar da önlemini almalı ve varlıklarını sürdürmek için yeni çıkış yolları bulmalıydılar. Hızlıca sürece dahil edilen uzaktan çalışma sistemiyle birlikte birçok kurum, çalışanlarının sağlığını korumak için farklı çalışmalar yaptı. Bu yazımızda kurumların pandemi sürecine bakış açısına ve çalışanları için yaptıkları çalışmalara değineceğiz.

Her Şeyden Önce Sağlık

Esnek çalışma saatleri, dezenfektan ve maske gibi olmazsa olmaz önlemlerin yanı sıra, markalar çalışanlarının fiziksel ve ruhsal sağlığını korumak için de farklı aksiyonlar aldılar. Halihazırda ofiste işyeri hekimi bulunduran ya da bu hizmeti dışarıdan alan kurumlar, hekimleriyle çalışanlarını online platformlarda buluşturup soru-cevap etkinliği düzenledi ve çalışanlarının endişelerini gidermeye çalıştı. Ayrıca kendi platformları üzerinden oluşturdukları sağlık anketleriyle çalışanların süreçle ilgili endişeleri soruldu ve kendini iyi hissetmeye çalışanlar yakın takibe alındı. Örneğin, Yıldız Holding’in Chatbot uygulaması, çalışanlara her sabah “Nasılsın?” diye sorarak hem çalışanlarıyla etkileşimini devam ettirdi hem de olası bir risk durumunda kendilerine yardımcı oldu.

Riske Karşı Farkındalık Yaratma

COVID-19 ortaya çıktığı ilk günden bu yana durumun ciddiyetini anlatabilmek ve çalışanlar arasında farkındalık yaratabilmek adına birçok marka salgın üzerine farkındalık eğitimleri ve iletişimler gerçekleştirdi. Ayrıca uzaktan çalışma rehberleri sayesinde çalışanların Koronavirüs’e karşı alabileceği önlemler anlatılırken evde sağlıklı bir şekilde çalışmak için önerilerde bulunuldu.

Böylesi sıra dışı bir dönemde çalışanların fiziksel sağlığı kadar motivasyonu da önemli. Çalışan mutluluğunu sağlamak hem pandemi dönemini daha sağlıklı atlatmak hem de iş verimliliğini artırmak açısından önemliydi. Bu sebeple birçok kurum çalışanların motivasyonuna destek olacak uygulamalara yer verdi.

Örneğin Anadolu Sigorta evde kalma konusunda farkındalık yaratmak için 7/24 Canlı ve Görüntülü Sağlık Danışmanlığı hizmeti başlattı. Sigortalıların sağlık kuruluşlarına gitmesine gerek kalmadan uzman doktorlarla online görüşmesine olanak tanındı.

Borusan Grubu “Dijital Ofis” isimli bir platform sayesinde, çalışanlarla üst yönetim mesajlarını ve sağlıkla ilgili bilgilendirmeleri paylaştı; motivasyon ve bağlılık için çalışanlarla buluşmalar gerçekleştirildi.

Anadolu Grubu ise şehirlerarası seyahatleri durdurarak toplantıları dijital kanallara taşıdı. Çalışanlar için kurulan Destek Hattı sayesinde yaşanabilecek her türlü virüs sıkıntısıyla ilgili çalışanlarla sürekli iletişim sağlandı.

Motivasyon Desteği

Verimli çalışmanın en büyük destekleyicilerinden biri de motivasyon. Çalışan motivasyonunu yüksek tutmak için kurumlar, çalışanlarını online platformlarda bir araya getirerek, bu dönemi nasıl geçirdiklerini, hobilerini birbirleriyle paylaşmalarını ve sosyalleşmelerini sağladı. Bazı kurumlar ise çalışanlarının evine bağışıklığı güçlendirici paketler göndererek onları fiziksel olarak desteklemeye çalıştı.

Tüm bunların dışında yapılan online wellbeing programları sayesinde çalışanların kendilerini iyi hissetmeleri sağlandı. Bazı kurumlar bu tür online eğitimleri programları satın alarak çalışanlarına hediye etti.

Örneğin Boyner Grubu, Hopi ve Boyner Grup Akademi ile birlikte çalışanların bir arada ve daha iyi hissetmesi için mini yarışmalar düzenledi. Çalışanlarına ve sosyal medya takipçilerine uzman isimlerden egzersiz önerileri, dans ve yoga dersleri ve kişisel bakım önerileri sundu. Ayrıca çocuklar için de spor egzersizleri ve dans eğitimleri düzenledi, dijital yayınlara üyelik ve sesli kitap hediyeleri sundu.

Ford Otosan işe dönüş sürecinde tüm iç ve dış iletişim çalışmalarını #birbirimiziçin çatısı altında yürüttü. Çalışanların moral ve motivasyonlarını yüksek tutmak ve pandemiyle ilgili farkındalık yaratmak için Sağlık Bakanlığı’nın önerilerine paralel olarak sosyal mesafe ve hijyen konusunda düzenli uyarı ve bilgilendirmeler yaptı. Ayrıca kurumun resmi blogunda hem çalışanlara hem de topluma yarar sağlayabilecek içerikler üretildi. Ford Otosan Sağlık, Hijyen ve Ergonomi Yöneticisi Dr. Gürsel Gökmen, Ford Otosan Uzman Psikoloğu Gökçen Gökçe Kayalar ve Ford Otosan Diyetisyeni Merve Yavuz, pandemiyle birlikte giderek artan kaygı problemiyle mücadele etmek için birebir paylaşımlarda bulundular.

Dijitalleşme ve Mobilite

Şirketler son dönemde dijitalleşmeyle birlikte robotik (RPA), endüstri 4.0, hizmet robotları ve otomasyon gibi yeniliklerle kendilerini geleceğe hazırlamış oldu. Sağladıkları bu dijital işgücü, pandemi döneminde kendilerine büyük kolaylık sağladı. İşin Geleceği (Future of Work) adı altında uzun süredir yapılan araştırmaları ve sonuçlarını dikkate alan markalar, bu zorlu döneme hazır girmiş oldu. Bunun dışında dijital dönüşümünü hızlandıran kurumlar Skype, Cisco ve Zoom gibi internet üzerinden iletişim kurmayı sağlayan platformların kullanımını artırdı. Bu teknolojik altyapı sayesinde çalışanlarının uzaktan ya da evden çalışmasını sağlayan kurumlar, gelecekte de bu yapıyı devam ettirebilmenin öngörülerini hızlı bir şekilde sağlamış oldu. Bu yeni Mobilite sistemi çalışanları ofise gitmekten büyük oranda kurtarırken aynı zamanda yurt içi ve yurt dışı iş seyahatlerinin de önüne geçmiş oldu. Ayrıca Koronavirüs kaynaklı seyahat yasakları ve kısıtlamaları da bu düzenin değişmesinde büyük rol oynadı.

Kurumlar, Çalışan Ailelerinin Yanında

Kurumlar çalışanlarını sadece birer birey olmaktan çıkarıp onların iç huzurunu artırmak ve kaygılarını ortadan kaldırmak olmak için ailelerine de destek olacak uygulamalar gerçekleştirdi. Örneğin Kuveyt Türk, karantinanın en yoğun olduğu dönemlerde çalışanlarının çocukları için bir dizi iletişim çalışması yaptı. Birçok özel günde çocuklara ilham veren kişilerle online toplantılar, evdeki eğlencelerini online’a taşıyacakları hikâye yarışmaları ve eğitimler düzenlendi. Böylece;

  1. Kurum, çalışanların ailelerinin de yanında olduğunu göstermiş oldu.
  2. Çalışanların kurumlarına olan bağlılığı artırıldı.
  3. Çalışan çocuklarına uzaktan eğitim sürecinde ekstra destek sağlanmış oldu.

Herkes çalıştığı kurumun kendisini değerli hissettirmesini ve yanında olduğunu bilmesini ister. Pandemi gibi çalışanların uzaktan çalışmak zorunda kaldığı bu dönemde kurumlar, çalışan bağlılığını artırmak için ekstra adımlar attılar. Bu konudaki en cesur hamle Toyota Türkiye’nin CEO’sundan geldi. Geleceğin belirsizleştiği ve normale dönüşün kolay hesaplanamadığı bu dönemde “Bir yıl satış yapmasak da maaş ödeyeceğiz” açıklaması kurum çalışanları dışında herkesin takdirini kazandı. Toyota Türkiye çalışanları için işveren ve kurum bağlığı bu zor dönemde büyük ölçüde arttı. Aynı zamanda işe alım sürecinde olan gençler için örnek bir hamle oldu.

Tüm bu özel çalışmaların yanında, çalışanların hayat kalitelerini ve standartlarını zorlu koşullarda yukarıya çıkarmayı başaran markalar da oldu. Ford Otosan COVID-19 pandemisiyle birlikte duyulan kaygıları azaltmak için uzmanlarla eğitimler düzenlendi ve paylaştı. Uzaktan çalışma sistemiyle iş ve özel hayat dengesini sağlamak için iletişimler ve içerikler hazırlanarak tüm çalışanlarıyla paylaştı. Ayrıca evde geçen zaman zarfını değerlendirmek için öneriler yapıldı. Pandemi sürecinde otomobillerin hijyen ve temizliğiyle ilgili ipuçların yer aldığı bir içerik hazırlandı.

Ülkemizin önemli bankaları arasında yer alan Albaraka, salgın sürecinde çalışanlarına destek olmak amacıyla birçok kolaylık ve yenilik duyurusu yaptı. Bu duyuruları ise iletişim kanalları üzerinden yeni içeriklerle tüm çalışanlarıyla paylaştı. Bununla birlikte lider iletişimine de ağırlık veren Albaraka, genel müdür ve genel müdür yardımcılarıyla birlikte internet üzerinden birebir görüşmeler, özel röportajlar, video konferanslar, soru cevap röportajları, basın bülteni ve canlı yayın gibi birçok çalışmaya imza attı.

Özetle, markalar çalışanlarının önce sağlıklı kalmaları için, sonrasında ise olası bir risk durumuna erken müdahale etmek için karantina döneminde iletişim ve stratejilerini ilk ve doğal olarak sağlık konusuna yer verdi. Doğru bir strateji hamlesiyle kurum içi ve kurum dışı olası Koronavirüs vakalarının önüne geçilmiş oldu. Yakın geçmişte böylesine bir durumun yaşanmadığı bir dönemde markalar tedbir almaya ve çalışanlarının sağlığını korumaya hızla adapte oldu. Sağlıktan sonra alınan aksiyon ise çalışanlara ve ailelerine destek. Adaptasyonu hızlı bir şekilde gerçekleştiren firmalar, yaptıkları destekleyici hamleler ile motivasyon, çalışan bağlılığı, kurum kültürü ve gelecekleri adına değerli kazanımlar elde etti.

waytosay


Kaynaklar

  1. COVID-19 Pandemi Sürecinde Marka Yönetimi
    https://www.huseyinsayin.com/covid-19-pandemi-surecinde-marka-yonetimi/
  2. COVID-19: Çalışanlara ve Çalışma Hayatına Olası Etkileri
    https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/human-capital/covid-19-calisanlara-ve-calisma-hayatina-olasi-etkileri.pdf
  3. Koronavirüs İçin Markaların ve Ajansların Aldığı Önlemler Nelerdir?
    https://pazarlamaturkiye.com/koronavirus-icin-markalarin-ve-ajanslarin-aldiklari-onlemler-nelerdir/
  4. Pandemide İyileştiren İletişim
    https://www.kid.com.tr/wp-content/uploads/2020/07/son607.pdf

waytosay'den etkinlikler, blog yazıları ve haberler konusunda mail almak için abone olun.
Invalid email address