Pandemi krizinin sonunda bizi neyin bekleyeceğini kimse bilmiyor. Ancak iş hayatının yakın zamanda bildiğimiz “normal”e dönmesi pek olası değil. Silikon Vadisi için söylenen “Uçağı uçuş esnasında inşa etmek” deyimi bugünü açıklayabilmemiz için en isabetli deyimlerden biri. Beklenmedik tüm gelişmelere hazır olmak mümkün olmasa da anında çözümler üretmek mümkün olmak zorunda. Bu da hızlı olmak, uyum sağlamak ve zor kararlar alabilmek anlamına geliyor. Bu yüzden yeni normalde hayatta kalmak ve gelişmek için liderlerin rolü artık çok daha önemli ve çok daha zor hale geldi.

Liderlik hiçbir zaman basitçe tanımı yapılabilecek, reçetesi sunulabilecek bir kavram olmadı. Çoğu zaman bazı özel insanlarda sanki doğuştan gelmişçesine bu vasfın olduğunu varsayarız. İletişim becerileri yüksek, çevresindekilerden farklı düşünce yapısına sahip, davranışlarıyla örnek kişileri liderlik pozisyonuna uygun görürüz. Bunların hiçbiri aslında tamamen yanlış değil. Fakat değişen bir şeyler var. Liderlik artık bir kişiye ait sabit özelliklerin ötesine geçiyor. Pandemiyle birlikte değişime ayak uydurabilme özelliği, liderlik vasıfları listesine birinci sıradan yerleşiyor. Liderlikte konvansiyonel yaklaşımlar ve yetenekler Covid-19 sonrasında etkisini tamamen yitirecek gibi görünüyor.

Liderlerin Formula 1 yarışçılarından öğreneceği çok şey var

Pandemiyle birlikte iş hayatında yaşanan en büyük değişimlerden biri dijital araçların kullanılmasındaki artış oldu. Bu da pek çok sürecin hızlandırılabileceğini gösterdi. İş seyahatlerinin, toplantıların, müşteri ziyaretlerinin, onay süreçlerinin, yüz yüze verilen hizmetlerin ve daha pek çok operasyonel işin aslında bir Zoom toplantısına ya da mobil uygulamaya sığdırılabilir olduğu ortaya çıktı. Karantina sürecinde evlerimize çekilerek hayatın ritmini azaltmış olsak da, iş hayatında keşfettiğimiz yeni çözümlerin pek çok şeyi hızlandırdığı inkâr edilemez bir gerçek. Fakat bu hikâyenin başrolünde hız yok. Hız sadece bu sürecin çıktısı, elde ettiğimiz avantaj. Yeni normalin liderlerden beklediği, hızlı olmaları değil farklı bir perspektiften bakabilmeleri ve hıza ayak uydurabilmeleri.

Bir Formula 1 yarışçısı, spor hayatı boyunca hep aynı aracı kullanmaz. Neredeyse her yıl daha güçlü bir motor ve daha hızlı bir araçla piste çıkar. Bu nedenle aracı kontrol etme becerilerini de teknolojiyle birlikte sürekli yenilemesi gerekir. Yeni aracın içindeyken gerçek anlamda “bakış açısını” değiştirir. Aracın ön camının aşağıdan yukarıya üç bölümden oluştuğunu düşünün. Yarışçı alışık olduğundan daha hızlı bir araca geçtiğinde bu hıza alışana dek, bu üç bölümün en üstteki kısmından yolu takip eder. Yani hep daha ileriye bakar. Halbuki bizler hızımız baş döndürücü bir noktaya vardığında düşmemek için nereye bastığımıza bakma eğilimine sahibiz. Çünkü tökezlemekten korkarız. İşte içinde bulunduğumuz baş döndürücü değişim döneminde, liderler daha ilerisini görmeye çalışmazsa hıza ayak uyduramazlar. Tökezlemekten korkup bugüne odaklanmayı tercih ederlerse hem fırsatları gözden kaçırırlar hem de gelecekte hayatta kalabilmeyi garanti altına alamazlar.

Tabii ki bu perspektif değişimi sadece lidere ait olan bireysel bir değişim değil. Geleceğe odaklanarak hıza eşlik edebilmek aynı zamanda kolektif ve koordineli bir değişimi de gerektiriyor. Liderlik artık her zamankinden çok daha fazla bir takım oyunu haline geldi. Jeff Bezos ve Amazon’un üst düzey yöneticilerinden oluşan S-Team isimli ekibinin çalışma stili, bu perspektif değişimi hakkında harika bir örnek sunuyor. Bezos ve S-Team her hafta yarım gün acil konular hakkında değil, birkaç yıl sonrasında hayata geçirecekleri iş planları için toplanıyor. Yıl içerisinde defalarca geleceği konuşmak için iki gün süren seanslar düzenliyor.

Her ne olursa olsun, gelecek ileri görüşlü olanları destekleyecek. Bu ileri görüşlülüğü sağlayabilmenin tek yolu da bugünden geleceğe zaman yatırımı yapmak.

Gerçek liderler kriz zamanında ortaya çıkar

Her kurumun veya ülkenin tarihinde büyük kararlar alan liderler akılda kalır. İçinde bulunduğumuz dönemde pek çok ulusal lider; sağlık hizmeti bütçelerini ikiye katladığını, verimsiz fabrikaları kapattığını, toplum sağlığı için ticareti durduğunu açıklamak durumunda kaldı. Bunlar kolay seçimler değil. Ancak böyle dönemlerde büyük kararlar almamak daha fazla zarara yol açabilir. İş hayatında da liderler bu dönemde zor kararlar almak zorunda. Peki bu kriz anlarında yeni normalin liderleri nasıl davranmalı? Aslında bunun çok basit bir formülü var: İnsan odaklı, adil ve dürüst olmak.

Airbnb kurucu ortağı ve CEO’su, mayıs ayında tüm çalışanlarına attığı bir e-posta ile 1900’e yakın Airbnb çalışanıyla yollarını ayırdıklarını duyurdu. Brian Chesky, çalışanlarına durumu özetlerken yaşanan Covid-19 salgınının işlerini etkilediğini, seyahatlerin ne zaman devam edeceğinin bilinmediğini ve bundan sonraki dönemde seyahat alışkanlıklarının tamamen değişmesini beklediklerini aktardı. Bu gerçekten de bir lider için alınması çok zor bir karar ve yönetimi çok zor bir süreç. Fakat Chesky’nin tavrı tüm dünyada örnek olarak gösteriliyor. Sebebi de ekibiyle kurduğu dürüst ve samimi bir iletişimin yanı sıra çalışanlarını mağdur etmemek için tüm detayları düşünmüş olması.

Chesky, çalışanlarına gönderdiği e-postada çalışanların tüm yasal hakları ve alacaklarıyla ilgili detaylı bilgileri paylaştı. Ayrıca sağlık krizinin ortasında çalışanlarının sağlık hizmetinden mahrum kalmaması için de 2020 yılı sonuna kadar Airbnb’den ayrılanların sigortalarını yatıracaklarını açıkladı. Chesky’nin en çok ses getiren davranışı ise işten ayrılan çalışanları için yaptığı işe alım çağrısı oldu. Airbnb’nin işe alım kaynakları, işten çıkarılanların yeni işler bulmasına yardımcı oluyor. Ayrıca işten çıkarılanlar için ücretsiz kariyer danışmanlığı sağlanıyor.

Yöneticilikten kâşifliğe

Bugün hepimiz için en büyük problem geleceğin getireceklerini bilememek. Bu bilinmezliğin ardındaki fırsatları keşfeden liderler yeni normali şekillendirecek. Özetlemek gerekirse yeni normalde liderlikle yöneticilik arasındaki fark belirginleşiyor. Bugüne odaklanan, karar verici rolünü üstlenen yöneticilik kavramı, yerini geleceğe odaklanan, alınan kararlar konusunda ekibine güvenen kâşiflik rolüne bırakıyor. İnsan odaklı, dürüst, değişime açık ve perspektifini genişletmek için kendi becerilerini sorgulayabilen liderler dönemi başlıyor.

waytosay