Yükselen Trend Dijital Göçebelik İş Hayatını Nasıl Etkiliyor?

Küreselleşme ve dünyanın küçülmesiyle birlikte gittikçe daha fazla insan 9-5 işlerini bırakıp dünyayı keşfetmenin ya da aynı yerde kalmamanın, sürekli hareket halinde olmanın hayalini kuruyor. Ancak birçok kişinin böyle bir birikimi ve güvencesi yok ya da kariyerlerinden vazgeçmek istemiyorlar. Ne var ki gelişen teknolojiler ve pandemiyle birlikte aslında birçok işin uzaktan da yapılabileceğinin farkına varıldı. Pandemiden önce de bir süredir yükselişte olan dijital göçebelik (digital nomadism) trendi, 2020 itibariyle daha fazla insan tarafından benimsenip hayat tarzı haline geldi.

Pandeminin etkisiyle turizm sektöründe ağır yaralar alan ülkeler bu trende yatırım yapmaya ve bundan faydalanmaya başladı bile. Estonya, Bermuda ve Barbados gibi ülkeler(1) dijital göçebeler için uzatılmış vizeler vermeye başlayacağını açıkladı. Dünyanın her yerinden çalışma olanağı sağlayan dijital göçebelik, iş hayatının geleceğine yön verecek gibi duruyor.

İş Hayatını Nasıl Etkiliyor?

Uzun süredir, iş dünyasının geleceğinin uzaktan çalışma olacağı savunuluyordu, ancak birçok şirket böyle bir değişime istekli ya da hazır değildi. Pandemiyle birlikte birçok kurumsal ya da küçük firma uzaktan çalışma sistemine geçmeye gönüllü olarak ya da mecbur kalarak koşullara uyum sağlamak durumunda kaldıklarında, bu durumun bambaşka artılarının olduğunu da fark ettiler. İşverenler, çalışanlarının her gün yolda saatlerini verimsiz bir şekilde harcamadıklarında ya da günün her saatini aynı masada geçirmediklerinde çok daha üretken ve etkili bir şekilde çalışabildiklerini gördüler. Bu sayede bünyelerine katacakları çalışanlar için artık şehir ya da ülke sınırlaması olmadığını fark eden işverenler çok daha geniş bölgelere ulaşabilir hale geldi. Dünyanın her yerinden çalışabileceklerini fark eden dijital göçebelerin artması ve gittikçe daha fazla çalışan tarafından benimsenmesi de şirketleri tüm çalışma sistemlerini gözden geçirmeye itti.

Yeni Düzene Uyum Sağlamak

Peki, şirketler iş hayatının geleceği olarak görülen bu yeni düzene nasıl uyum sağlayabilir? Birçok şirket ofislerini temelli olarak kapattığını ya da çalışanlarına hem ofisten hem de istedikleri yerinden çalışma fırsatı sunacağını açıkladı ve geleceklerini de bu yönde şekillendirmeye başladı. Bu sistemi kalıcı hale getirmek ise çalışanlara güvenmekle başlıyor. Uzaktan çalışma sisteminde mikro-yöneticilik yapmak hem işverenler için hem de çalışanlar için verimliliği düşürebilir. Bir diğer önemli adım ise esnek çalışmayı benimsemek. İşverenler, kendileri için en doğru ve en verimli çalışma şeklini seçecekleri konusunda çalışanlarına güvenmeli ve desteklemeli. Kuşkusuz dijital göçebelerin de bir parçası olacağı bu gelecekte, gerekli altyapı ve teknoloji sistemlerine yatırım yapmak da verimliliği ve devamlılığı sağlamanın en önemli yollarından biri.


İşverenler dijital göçebelik trendinden nasıl yararlanabilir?

Gig ekonomisiyle de paralel ilerleyen dijital göçebelik, çok daha büyük bir yetenek havuzuna erişim sağladı. İşverenler ihtiyaçlarına uygun kişileri bünyelerine katmadan proje bazlı anlaşabiliyor, çok daha etkili bir şekilde çalışabiliyorlar. Gig ekonomisi, serbestliğine rağmen daha çok lokal düzeyde ilerlerken dijital göçebelik dünyayı koca bir havuz haline getiriyor. Dijital göçebeliğin gittikçe daha fazla çalışan tarafından benimsenmesiyle dünyanın her yerinden farklı yetkinliklere sahip çalışanlar çok daha kolay ulaşılabilir hale geldi. Şirketler ihtiyaçlarına uygun çalışanı ister sürekli olarak ister proje bazlı bulabiliyor ve “dijital göçebeler” ister İstanbul’dan ister Bali’den çalışabiliyor.

waytosay


Referanslar:


waytosay'den etkinlikler, blog yazıları ve haberler konusunda mail almak için abone olun.
Invalid email address